Nisan ayı içinde Ezel, Suskunlar gibi ses getiren projelerin sahiplerinin kurduğu Yazı Odası'nın düzenlemiş olduğu Kısa Film Senaryo Yarışması'na Orantı adlı senaryomla başvurmuştum. Bugün finalistler açıklandı ve 9 kişilik finalistler listesinde adımı gördüm.
Bir
şey başarmış veya kazanmış değilim elbette; ancak ne yalan söyliyeyim,
mutlu oldum. İyi bir ekip tarafından takdir edilmek, tarihe değilse bile
bir not defterine bunun kayıt edilmesine tanık olmak, insanı mutlu
ediyor. Yazmanın ilginç bir yönü var. Okyanuslarda boğuşup ta oralardan
toplayıp getirdiğiniz taşlardan aslında mahalle pazarında bolca
bulunduğunu görebiliyorsunuz. Sert dalgalı düşlerden damıttığınız
hikayelerin karşıda nasıl aks edebileceğini çoğu zaman tahmin bile
edemeyebiliyorsunuz. Hâlihazırda "yazar" sözcüğünü belki yüklem olarak
kullanıyor olsa da unvan olarak kazanamamış birisi için onlarca başvuru
arasından en azından düşe dokunur bir şeyler yazdığının tescil
edilmesi onur ve mutluluk verici bir şey. Dolayısıyla internetin
dehlizlerindeki bu websitem aracılığı ile Yazı Odası ekibine şimdiden
teşekkürlerimi gönderiyorum.
Umarım
hak eden, emek veren herkes yazdıklarını, düşlediklerini diğer
insanlara aktaracak olanaklara sahip olur. Ve tabii ki ben de dâhil.
